• 28 Kasım 2021

Cumartesi Anneleri davasında hakim tüm talepleri reddetti, avukatlar salonu terketti

Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda 25 Ağustos 2018’deki 700. hafta buluşmasında gözaltına alınan 46 kayıp yakını, hak savunucusu ve destekçiye, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla açılan dava İstanbul-Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etti. 

Davanın bugün (24 Kasım) yapılan üçüncü duruşması öncesi adliye önünde açıklamada bulunuldu.

Medyascope’den Beyza Kural’ın haberine göre; Duruşmayı kayıp yakınları ve avukatlarının da aralarında olduğu çok sayıda kişi takip etti. Duruşma, asliye ceza mahkemesi salonundan daha büyük olan ağır ceza mahkemesi salonuna alınsa da 30 seyirci sandalyeli salonda çok sayıda kişi ayakta kaldı. Duruşmanın 10.30’da başlayacağı duyurulmuştu. Salon 11.0’de açıldı. Uzun süre beklenen hakim, katip tarafından sanıkların ve avukatlarının kimlik tespitleri yapıldıktan sonra saat 12.43’te salona geldi.

Bir önceki duruşmada sanık avukatları reddi hakim talebinde bulunmuş, hakim bu talebi “geri çevirdiğini” söyleyerek duruşmaya devam etmek istemişti. Avukatlar reddi hakim talebi sonuçlanmadan duruşmaya devam edilemeyeceğini belirterek salondan çıkmıştı. 

Bu duruşmada da tüm taleplerin reddi üzerine reddi hakim talebi yenilendi. Hakim Sait Emre Özgenç’in talebi reddedip duruşmaya devam etmek istemesi üzerine avukatlar salondan ayrıldı. Hakim talepleri reddetti. Gelecek duruşma 23 Mart saat 13.30’da yapılacak.

Duruşma sonrası adliye önündeki açıklamada duruşmada yaşananlara tepki gösterildi.

Duruşma boyunca yaşananlar şöyle:

Avukatlar: Derhal beraat kararı verilmeli

Bugünkü duruşma avukat beyanları ile başladı.

Batman Barosu Başkanı avukat Erkan Şenses, 10.30’dan itibaren salgın şartlarında beklediklerini, kimlik tespitinin hakim tarafından yapılması gerekirken katip tarafınca yapılmasının usule aykırı olduğunu belirtti. 

Şenses, “Türkiye’nin dört bir yanından gelen avukatlar var. Ben Batman Barosu adına buradayım. Çünkü burada Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) kaynaklanan barışçıl toplanma özgürlüğüne müdahale söz konusu” dedi ve 2911 sayılı Kanun’un AİHS’e uygun olmadığını anlattı. Şenses, tüm sanıkların derhal beraatine karar verilmesi gerektiğini söyledi. 

Diyarbakır Barosu’ndan avukat Diyar Çetedir, toplantı ve gösteri yürüyüşüne muhalefetin değil, kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanmasının söz konusu olduğunu söyledi. Beyoğlu Kaymakamı hakkında görevi kötüye kullanma bakımından suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Mardin ve Bursa barolarından da söz alan avukatlar kötü muamelede bulunan kolluk görevlilerinin tespit edilerek suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. 

“Salon salgına uygun değil, duruşma ertelensin”

Avukat Meriç Eyüboğlu, kalabalık grubun olduğu küçük salonda, salgın şartlarında yargılamanın uygun olmadığını anlattı. Uygun bir salon temin edilinceye dek bugün duruşmanın bitirilmesini talep etti.

Avukat Emre Telci, işlerinden izin alarak gelen müvekkilleri olduğunu, duruşma geciktiği için bir süre sonra ayrılmak zorunda kalacaklarını, küçük salonda akşama dek durmanın mümkün olmadığını, duruşmanın bitirilmesini talep etti.

Avukat Tuğçe Duygu Köksal, şu an koronavirüs sürecinde bu kadar küçük salonda 29 kişinin arka arkaya ifadesinin alınmasına gerek olmadığını belirtti. Savunmaların alınmasına gerek dahi olmadan bu yargılamanın derhal sonlandırılmasını, derhal beraat kararı verilmesini talep etti.

“Reddi hakim talebine yanıt gelmedi”

Avukat Ömer Kavili, hakimin duruşmayı neden zamanında başlatmadığını açıklamasını talep etti.

Avukat Metin İriz, geçen duruşmada farklı avukatların, farklı taleplerle reddi hakim talebine ilişkin dilekçe verdiğini, kendisinin verdiği dilekçeye dair işlem yapılmadığını söyledi. Bu aşamada duruşmanın ertelenmesi gerektiğini söyledi.

Savcı taleplerin reddini istedi, hakim tüm talepleri reddetti

Savcı, “usul ve esasa aykırı olduğu” gerekçesiyle tüm taleplerin reddini talep etti. 

Avukat Ömer Kavili, savcıdan yeniden mütalaa alınmasını, vermemekte ısrar edecek olursa İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın duruşma salonuna davet edilerek mütalaa alınmasını istedi.

Hakim, derhal beraat, görüntü inceleme tutanağının dosyadan çıkarılması, erteleme taleplerinin de olduğu tüm talepleri reddetti. Salona neden geç geldiğini açıklamasına dair talebi de Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) böyle bir hususun olmadığı gerekçesiyle reddetti. Avukatlar bu duruma tepki gösterdi.

Reddi hakim talebi yinelendi

Avukat Fırat Epözdemir, CMK 191’e uygun olarak duruşma yapmayan mahkeme hakim hakkında, yine duruşmaya saatinde başlaması gerekirken başlamayan mahkeme hakimi hakkında TCK’da tanımlı görevi ihmal suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. 

Avukat Meriç Eyüboğlu, hakimin salonla ilgili talepler dahil olmak üzere tüm talepleri gerekçesiz reddetmesinin davada tarafsız olmadığını gösterdiğini ifade etti. Hakimi reddettiklerini belirterek duruşmadan el çekmesini istedi.

Avukat Diyar Çetedir, ağır ceza mahkemesinden reddi hakime dair bir dilekçeye ret yanıtı geldiğini ancak ikinci dilekçeye dair karar verilmediğini anlattı. Hakimin bu mahkemede şu anda yetkili olmadığını söyledi. 

Avukat Ömer Kavili ret talebi ile birlikte hakime yönelik “AKP ile ilginiz var mıdır, varsa açıklamanızı istiyorum” dedi. 

Avukat Efkan Bolaç, “Sizinle bu davayı yürütmek istemiyoruz. Sizle ilgili yaptığımız ret kararı reddedilmiş olabilir ama var olan pozisyon itibariyle çekilmenizi istiyoruz. Sizi taraf olarak görüyoruz. Çekilmezseniz biz çıkarız” dedi. 

Avukat Cahit Kırkazak, İstenmiyorsunuz objektif değilsiniz, sizi reddediyoruz” dedi.

Savcı, suç duyurusu ve reddi hakim taleplerini “usul ve yasaya aykırılık” gerekçesiyle reddederken Av. Kavili mütalaaya itirazı olduğunu dile getirdi, hakim Kavili’ye söz vermediğini söylerken, Kavili de bu durum tutanağa geçmesini istedi. 

Kavili, daha sonra söz alarak hakimi ve savcıyı reddetiklerini belirtti.

Avukatlar salondan ayrıldı

Savcı, taleplerin “usul ve yasaya aykırılık” gerekçesiyle reddini isterken hakim aynı gerekçe ile reddi hakim ve çekilme taleplerini reddetti. Avukatlar reddi hakim talebinde bulunulduktan sonra duruşmaya devam edilemeyeceğini belirterek salondan ayrıldı.

Avukatların salondan ayrılmasıyla hakim duruşmaya ara verdi. 

Duruşma kapalı kapı ardında devam etti

Aranın ardından salonda sadece sanıklar, seyirciler ve basın mensupları yer aldı. Avukatlar kapının dışında beklerken hakim koronavirüs sebebiyle kapının kapatılmasını istedi, salondaki sanıklar duruma tepki gösterdi ancak kapı kapatıldı.

Avukat Mustafa Söğüt de reddi hakim talebinde bulunduğunu belirterek salondan ayrıldı.

Maside Ocak 26 yıldır kayıplarını ve adaleti arayan insanlardan olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Her cumartesi 15 dakikalık basın açıklamasını yargılar durumdasınız ama bizi iki duruşmadır saatlerce bu salonda koronavirüs koşullarında bekletiyorsunuz. Ben insan hakları savunucusuyum. Sizin yaptığınızın da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum. Bugün ne ile karşılaştığımıza şaşırmış durumdayız. Kayıp yakınları olarak sizin bu davada tarafsız, bağımsız olduğunuzu düşünmüyoruz. Çünkü yasaları işletmiyorsunuz. Hakim ve savcıların yasalara aykırı davrandığını görmek bizim için çok üzücü.”

Savcı, “usul ve yasaya aykırı olan talebin reddine” şeklindeki mütalaayı yineledi.

Taleplere ret sanıklara zorla getirme

Hakim, reddi hakim ve çekilme konusunda daha önceden karar verildiği gerekçesiyle taleplerin geri çevrilmesine karar verdi.

Hakim, bir kısım sanık hakkında evlerinden zorla getirilmelerine, bir kısım sanıklara gelecek duruşmanın bildirilmesine ve gelmedikleri takdirde “savunma hakkından vazgeçmiş kabul edilmelerine” karar verdi.

700. kez bir araya gelmişlerdi

“Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle 1995 yılından itibaren her cumartesi Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen kayıp yakınları 25 Ağustos 2018’de 700. kez buluşmak istedi fakat polis engeli ile karşılaştı. Kayıp yakınları, hak savunucuları ve destekçilerin de aralarında olduğu 46 kişi gözaltına alındı, aynı gün serbest bırakıldı. O günden beri Galatasaray Meydanı’nda toplanmaları engellenen Cumartesi Anneleri, 700. haftada karşılaştıkları engelin ardından İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin önünde ve koronavirüs salgınının ardından çevrimiçi açıklamalarını okuyor ve “Kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diyor.

46 kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianamede 699 hafta boyunca gerçekleştirilen eylem “izinsiz” olarak tanımlandı. Sanıkların “toplanmaya izin verilmeyeceği, eylemin kanunsuz olduğuna dair uyarı yapılmasına rağmen dağılmamaları üzerine gözaltına alındıkları” öne sürüldü.

İddianamede, sanıkların 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 32/1. maddesince altı aydan üç yıla dek hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi.

Davanın ikinci duruşmasında sanık avukatları reddi hakim talebine bulundu.

KAYNAK: Medyascope

ÖNCEKİNİ OKU

Kılıçdaroğlu: Erken seçim milletin talebidir, sandığı getir

SONRAKİNİ OKU

Dolar 12 TL’nin altını gördü