• 29 Haziran 2022

CHP’li Özkoç’tan kokain çıkışı: İçişleri Bakanı’nın doğruladığı rapor, belge şu anda elimde

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı 4.9 ton Türkiye’ye getirilen kokainin Türkiye bağlantısını bugüne kadar, aradan bir buçuk yıl geçmesine rağmen bugüne kadar onunla ilgili tek bir işlem yapmamıştır. Peki bana şu soruyu soracaksınız: İçişleri Bakanı’nın elinde Türkiye’ye getirildiğinde teslim alacak konteynerlerle ilgili bilgi var mı? Evet arkadaşlar, belge sunuyorum: Kolombiya Devleti’nin bir muhabire resmen verdiği cevapla İçişleri Bakanı’nın Plan Bütçe Komisyonu’nda doğruladığı rapor, belge şu anda elimde” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Özkoç, Meclis’te yapılan bütçe görüşmeleri sırasında CHP’li Özgür Özel’in üzerine yürüyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“İÇİŞLERİ BAKANI BİR BUÇUK YILDAN BERİ BU BARONLA İLGİLİ NEDEN HİÇBİR İŞLEM YAPMADI?”

Özkoç, şöyle konuştu:

* Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı 4.9 ton Türkiye’ye getirilen kokainin Türkiye bağlantısını bugüne kadar, aradan bir buçuk yıl geçmesine rağmen bugüne kadar onunla ilgili tek bir işlem yapmamıştır.

* Peki bana şu soruyu soracaksınız: İçişleri Bakanı’nın elinde Türkiye’ye getirildiğinde teslim alacak konteynırlarda ilgili bilgi var mı? Evet arkadaşlar, belge sunuyorum: Kolombiya Devleti’nin bir muhabire resmen verdiği cevapla İçişleri Bakanı’nın Plan Bütçe Komisyonu’nda doğruladığı rapor, belge şu anda elimde.

* Bu belgede gelen kokainin taşındığı konteynerlerin numaraları var. Bu konteynerlerin sahibi, Mersin Limanı’nda teslim alacak kişinin kim olduğu İçişleri Bakanı tarafından biliniyor. Eğer bilinmiyorsa, neden bilinmediğini açıklamak zorunda.

* Eğer bunların sahibi Mersin Limanı’nda bu uyuşturucu patronunun adı yazılıysa bu konteynerlerin sahibi, şimdi soruyorum: İçişleri Bakanı bir buçuk yıldan beri bu adamla ilgili, bu baronla ilgili neden hiçbir işlem yapmadı?

“İÇİŞLERİ BAKANI NEYİ SAKLIYOR?”

* İçişleri Komisyonu’nda Plan Bütçe ile ilgili İçişleri Bakanlığı görüşülürken kendisine sorduğum bu belgeyi bakan doğruladı. Bu bölgede konteyner numarası var, teslim alacak kişinin adı da Mersin Limanı’nda var.

* İçişleri Bakanı’nın tek yapacağı bir şey var, Mersin Limanı’na gidip, bunu teslim alacak kişinin adını alıp, bununla ilgili işlem yapması. Yaptı mı arkadaşlar? Yapmadı. Dün sorduk mu kendisine? Sorduk. Ne cevap verdi? Hainler, yalancılar, iftiracılar, hakaretler, parmak sallamalar, milletvekilinin üzerine yürümeler…

* Bakın bugün de biz müzakereler yapıyoruz, eleştirilerimizi yapıyoruz. Kavga sesi duyuyor musunuz? Duymuyorsunuz. İçişleri Bakanı neyi saklıyor? Uyuşturucu baronunu koruduğunu saklıyor. Buradan suç duyurusunda bulunuyorum, bir şey yapılabilir mi?

“SEZGİN BARAN KORKMAZ NEDEN KORUNUYOR?”

* Kara para aklayan Sezgin Baran Korkmaz’ın kim olduğunu bildikleri halde, İçişleri Bakanı tarafından onun uçağı kullanılmıştır. Kendisiyle defalarca İçişleri Bakanı görüşmüştür. Peki daha sonra? Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri Amerika’dan gelen bilgi doğrultusunda bu suçluyla ilgili mal varlıklarına el koyma kararı almıştır, yurt dışına çıkma yasağı almıştır Sezgin Baran Korkmaz.

* Peki bir ay içerisinde ne değişmiştir? Bir ay içerisinde Cumhuriyet Başsavcısı ve yardımcısı onların da adlarını vermiyorum kafanız karışmasın diye. Devletin mahkemeleri bu suçluyla ilgili mal varlıklarına el koymayı bir anda kaldırmıştır, yurt dışına çıkma yasağı bir günde kaldırılmıştır ve arkasından yurtdışına kaçmadan önce Sezgin Baran Korkmaz denilen suçlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile İçişleri Bakanlığında bire bir görüşme yapmıştır.

* Biz de kendisine sorduk, ‘bunu bize açıkla, ne oldu?’ dedik. Belge, Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtlarından okuyorum size. İçişleri Bakanı Soylu cevap vermiş, kayıtları bu belgeye geçilerek sunuyorum.

“CUMHURİYET SAVCILARI HAREKETE GEÇMELİ”

* Biraz sonra okuyacağım bu kelimelerden sonra kesinlikle Adalet Bakanı’nın Türkiye’ye bir açıklama yapması gerekir. Çünkü Soylu bizzat devletin kurumlarını ve Adalet Bakanını ve Recep Tayyip Erdoğan’ı işaret etmiştir.

* Bakın ne diyor? ‘Türkiye uluslararası bir operasyona gelirken devletin bütün kurumlarıyla yukardan aşağı öyle bir karar aldık ki…’ Devletin bütün kurumları hangisi? Sulh ceza mahkemeleri, onları işaret ediyor. Devletin diğer kurumları hangisi? İçişleri, istihbarat, hepsinden bahsediyor.

* En baştan bahsediyor ‘beni yakarsan, ben de bunları yakarım’ diye. ‘Bütün bu kurumlarıyla yukardan aşağıya öyle bir karar aldık ki, meselenin içerisine öyle bir daldık ki, Amerika’yı da açığa düşürdük’ diyor. Yani ‘Sezgin Baran Korkmaz’ı devletin bütün kurumlarıyla birlikte kaçırdık’ diyor.

* Şimdi Adalet Bakanı’nın çıkıp da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kayıtlara geçen bu sözlerine cevap vermesi gerekmiyor mu? Devletin kendisinden sorumlu olan Cumhurbaşkanlığı’nda oturan kişi, devletin bütün kurumlarıyla ilgili emir verme yetkisi olan kişi Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir şey söylemesi gerekmiyor mu?

* Peki, her seferinde yalan haberlerle sayfalarını dolduran, televizyonlarında gerçek haberleri gizleyen yandaş medyanın: ‘Ya bu kadar da olmaz? İçişleri Bakanı ve devletin kurumları bir kara para aklayıcısını bir operasyonla yurt dışına kaçırmışlar, itiraf etti. Artık bunun üzerine gitmeliyiz’ demez mi?

“TERÖRİSTLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI YAPILDI”

* İçişleri Bakanı bu kadar değil arkadaşlar. İçişleri Bakanı, bizzat terör örgütü lideri olan, terör örgütüyle bağlantılı olan, El Kaide’nin bir alt kuruluşunun lideri olan bir kişiyi Türkiye Cumhuriyeti’nde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapmış.

* O kişinin T.C. ile ilgili bütün bilgileri burada. Ya hiç mi ses çıkarmayacağız Türkiye’de? Hiç kimse bir şey demeyecek mi? Bir İçişleri Bakanı bu kadar suça karışabilir mi? Uyuşturucu baronuna işlem yapmayacaksın, bugüne kadar koruyacaksın; kara para aklayıcısını yurtdışına kaçıracaksın; tescillenmiş terör örgütleri liderlerini de getireceksin, onlara burada yurttaşlık vereceksin. İşte sen böyle olduğun için, bugün de maalesef biz şehit vermeye devam ediyoruz.

“İÇİŞLERİ BAKANI DERHAL GÖREVDEN ALINMALIDIR”

*Bu İçişleri Bakanı bugüne kadar suç baronları ile birlikte hareket etti. Bu İçişleri Bakanı terör örgütlerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaptı. Bu İçişleri Bakanı, mafya liderleriyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nde çevirdikleri dolapların perde arkasını gizledi.

* Bu İçişleri Bakanı derhal görevinden alınmalıdır. İstifa etmelidir demiyorum, çünkü onu da istifa edecek yüz yok. Artık bu İçişleri Bakanı her türlü suça bulaşmış bir bakandır, onun yüzünün kızarmasını bekleyemeyiz, istifa etmesini bekleyemeyiz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde hala işleyen bir mekanizma varsa, bu adam muhakkak görevinden alınmalıdır ve Yüce Divan’da yargılanmalıdır.

“CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI KEMAL KILIÇDAROĞLU’DUR”

Özkoç, bir gazetecinin cumhurbaşkanı adaylığı sorusu üzerine şunları söyledi:

* Kemal Kılıçdaroğlu, sağdan da oy alabilecek bir lider. Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, ‘tüm Türkiye ile geçmişimizde bütün yaralarımızı saralım’ diyen bir lider. Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye’de artık kavga değil, barış içerisinde olalım’ diyen bir lider.

* Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu, ‘benim dostlarım’ diye kendisinin dışında farklı düşünen, herkesi kucaklayan bir lider. Cumhuriyet Halk Partisi’ne böyle bir insan kimdir diye sorarsanız, Cumhuriyet Halk Partililer der ki: ‘Bizim Genel Başkanımızdır’ der. ‘Adı Kemal Kılıçdaroğlu’dur’ der.

* Bugüne kadar gerçekten ülkesiyle ilgili hiçbir ayrımcılığa girmeyen, ülkesinin bütün yurttaşlarını kucaklayan, onlara politikanın sevgiyle, saygıyla da yapılabileceğini defalarca gösteren liderin adı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

“ERDOĞAN SARAYDA OTURDUĞU MÜDDETÇE, MİLLETİMİZ YOKSULLUK İÇERİSİNDE KALACAKTIR”

Asgari ücrete ilişkin bir soru üzerine Özkoç, şu ifadeleri kullandı:

* Bakın yılbaşında asgari ücret 385 dolardı, hiçbir şey yapılmadı. Bugün asgari ücret 205 dolara düştü otomatikman vatandaşın elindeki asgari ücret. Neden? Çünkü bu saray kendi itibarını düşünüyor, milletin itibarını değil.

* Çünkü bu saray çocuklarınızı okula gönderirken sırtına herhangi bir elbise alamadığınız için intiharı düşünüyorsunuz ya, o sizi ve çocuklarınızı değil, o sadece kendi çocuklarını, beşli çeteyi ve milyarlar kazandırdığı faiz lobilerini düşünüyor.

* O yüzden sevgili yurttaşlarım şunu bilin: Recep Tayyip Erdoğan sarayda oturduğu müddetçe, milletimiz yoksulluk içerisinde kalacaktır. Asgari ücrette belirlenen ücret, asla halkımızın talep ettiği ücret olmayacaktır. Bunu bugünden söylemek mümkündür. TÜİK’in yaptığı budur, Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında durduğu da böyle bir TÜİK başkanıdır.

ÖNCEKİNİ OKU

Diyanet’e bağlı Kur’an kursunda 7 çocuğa cinsel istismar

SONRAKİNİ OKU

Tuba Büyüküstün içini döktü! Çok aşık oldum