• 21 Mayıs 2022

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan ‘ihale’ açıklaması

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve partisinin 2 milletvekilinin ‘Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Hızlı Tren Hattı’ ve ‘Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Hızlı Tren Hattı’ ihalelerine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı, konunun yargıya taşındığı belirtildi. Açıklamada, ‘7 yalan, 7 gerçek’ başlığı ile iddialara cevap verildi.

Bakanlık, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve partisinin iki milletvekili tarafından, 3 Nisan 2018 tarihli ‘Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Hızlı Tren Hattı’ ve 20 Ağustos 2020 tarihli ‘Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Hızlı Tren Hattı’ ihalelerine ilişkin iddiaları üzerine yazılı açıklama yaptı. ‘7 yalan, 7 gerçek’ başlığı ile yapılan açıklamada, ‘Aynı iş, 6 milyar TL fazla bedelle başka bir firmaya verildi’ iddiasına ilişkin, iki ihalenin kapsam, maliyet ve güzergah bakımından birbirinden farklı olduğu, ilk ihalenin üzerinden 29 ay sonra ikinci ihaleye çıkıldığı belirtildi. 2018’deki projenin uzunluğunun 106, 2020’deki projenin uzunluğunun ise Bandırma-Bursa arasının alt yapı ve üst yapı işleri eklenerek 201 kilometre olduğu kaydedilerek, “Öte yandan, 7 Yüksek Hızlı Tren garı/istasyonu yapımı da proje ve ihale kapsamına alınmıştır. Projedeki bu değişikliklerin yanı sıra 2018 yılı ile 2020 yılı arasındaki fiyat artış katsayısı 1,85’tir. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılındaki 3,198 milyar TL, 2020 yılında 5,904 milyar TL olmaktadır” denildi.

Hazine’nin 2020 yılındaki ihalenin ‘kefili’ olduğu‘ iddiası ile ilgili olarak, 2018’de ihale edilen projenin kamu öz kaynaklarından (Hazine) karşılanacağı, 2020 yılındaki ihalenin ise ‘Hazine Dış Borçlanması’ ile finanse edilerek, Bakanlığın Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nce yapıldığı kaydedildi. Kredi koşulları ve müzakerelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yürütüldüğü, uygun şartlarda, uzun vadeli ve düşük faizli proje kredisi temin edildiği belirtilerek, “Kamu yatırımlarının dış kredi ile hayata geçirilmesindeki kredi sürecini müteahhit firmalar değil, Hazine yürütür ve uygun bulduğu krediyi kendisi kullanır. Bu, devlet işleyişine dair temel bir bilgidir. Bu bilgiye haiz olmadan yapılan suçlamalar da tespit değil, kötü niyet taşır” ifadelerine yer verildi.

‘Sadece bu projeye münhasır; yüklenici firmanın değil, Hazine’nin dövizle borçlandı’ iddiasının da gerçek dışı olduğu belirtilerek, projelerdeki sözleşmelerin Türk Lirası bedelle düzenlendiği, ödemelerin yüklenicilere TL olarak yapıldığı kaydedildi.

‘Yüklenici yüzde 10 avans aldı ve ‘hakedişte’ usulsüz fiyat farkı ödendi’ ifadesinin de doğru olmadığı ifade edilerek, “İddia konusu Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli YHT Hattı işi kapsamında yükleniciye herhangi bir avans ödemesi yapılmamıştır” denildi.

Açıklamada, ‘2018 yılındaki ihalenin haksız yere iptal edildiği’ iddiasının da gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“TCDD tarafından 03 Nisan 2018 tarihinde yapılan ihale; itirazlar ve değerlendirme süreçleri nedeniyle yaklaşık 18 ay geçmesine rağmen sonuçlandırılamamıştır. Neticede bahsi geçen ihale, 18 Ocak 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tasfiye Kararnamesi’nin, sözleşmelerin tasfiye ve devrine ilişkin Geçici 4. Madde’sindeki ‘İmalat girdilerindeki beklenmeyen artışlar nedeniyle’ ifadesi uyarınca, ‘İşin sürdürülebilirliğinin zora girdiği’ kanaatiyle 16 Eylül 2019 tarihinde iptal edilmiştir. İlgili firma Kamu İhale Kurumu’na ve ardından mahkemelere ihale iptaliyle ilgili itiraz ederek şikayet başvurusunda bulunmuştur; ancak bu başvurular reddedilmiştir. Yani iptal kararı hukuka uygun olarak tekâmül etmiştir.”

‘İhale, 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesi şartları oluşmadığı halde, pazarlık usulü ile ihale yapılarak sadece bir istekliye doğrudan verildi’ iddiasının da gerçeği yansıtmadığı, ‘pazarlık usulü ihale’ gereği alınan ikinci tekliflerde, en düşük teklifi sunan istekli ile sözleşme imzalanmak suretiyle ihale sonuçlandırıldığı kaydedildi.

Yine ‘Sayıştay Raporu’nda belirtilen hususlar çarpıtılarak ihale kapsamında lüks araç, PC vs.’nin keyfi amaçla Ankara’da kullanıldığı’ iddiasına ilişkin ise, “Tesis bünyesinde gerekli olan bilişim araçları ile kontrollük ve yapım ekiplerinin şantiye teftişlerini gerçekleştirmesi için gerekli motorlu taşıtlar hazır bulundurulmalıdır. Bu araç ve donanımlar için herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. Yüklenici, Yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca bunları bedelsiz teminle mükelleftir. Bu madde kapsamındaki ekipman, iş süresince kullanılmaktadır ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca işin kabulü aşamasında yükleniciye iade edilmektedir” cevabı verildi. 

Açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın devletin rutin işleyişi dâhilinde, yatırım programına attığı ve ihalenin süreciyle ilgisi olmayan imzalı kağıdı ‘belge’ diye göstermek, apaçık bir yalandır. Konu, yargıya taşınmış olup; ülkemizin hayrına her işe karşı duran yatırım düşmanı bu zihniyet, her zaman olduğu gibi milletimizin vicdanında ve adalet önünde hesap verecektir” ifadesine yer verildi.

ÖNCEKİNİ OKU

İtirafçı Kasım Güler: IŞİD Türkiye’de altı kente silah gömdü

SONRAKİNİ OKU

Şebnem Şirin cinayetinde yeni gelişme! Furkan Zıbıncı hakkında istenen ceza belli oldu