• 30 Eylül 2020

Amorsnews Özel – Savcı hakaret etti; işçilere ev hapsi verildi


Diyarbakır’da savcı olduğunu ileri süren bir kişi, araçları ile yoldan geçen iki kişiye hakaret etti. Savcının müşteki olarak yer aldığı dosyada, iki inşaat işçisine konutu terk etmeme yönünde adli kontrol şartı getirildi.

Amorsnews Özel

Diyarbakır’da 21 Mayıs günü, Abdulhaluk Ö. ve Tekin K. isimli kişiler, araçla seyir halindeyken başka bir sürücünün hakaretlerine maruz kaldıklarını ileri sürdü. Araçtan inen iki işçi, kendilerine hakaret eden kişinin kendisini savcı olarak tanıttığını ve polisleri çağırarak kendilerini gözaltına aldırttığını kaydetti.

Diyarbakır Halil İbrahim Kartoğlu Polis Merkezi Amirliğinde konuya dair ifadesi alınan Abdulhaluk Ö., “Biz araçtan inip yanına doğru gittik. Sen ne yapıyorsun ne diye küfür ediyorsun dediğimizde ‘Ben Kürtlerin a… koyarım, ben savcıyım’ diyerek elini sürekli beline atıyordu. Ve bize ‘sizi götürüp sabaha kadar işkence yapacağım’ diyerek tehditte bulundu” beyanında bulundu.

Taraflar arasındaki tartışmanın bir süre daha devam etmesi üzerine araya yurttaşlar girerek, tarafları ayırdı.

Olay yerine gelen polislere, savcının “bunları dövün” dediğini aktaran işçiler, “Polis memurları da O’na ‘bir dakika konuyu öğrenelim’ dedi. Bu şahıs bu defa polislere ‘sen beni sorgulayamazsın, ben bir savcıyım’ dedi. Polis arkadaşlar yine konuyu öğrenmek isterken bu kez savcı olduğunu söyleyen kişi yumruğunu polise karşı sıkarak, ‘senin çeneni kırarım, dişlerini dökerim, ben ne diyorsam onu yapacaksın’ dedi.

Polislerin kendilerini polis merkezine getirdiğini söyleyen işçiler, kendisini savcı olarak tanıtan kişinin burada da hakaretlerine devam ettiğini ifade etti.

Polis karakolunda ifadeleri alınan iki işçi, adliyeye sevk edildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki işçi hakkında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” iddiasıyla soruşturma açıldı. Açılan soruşturma dosyasında savcı müşteki sıfatıyla yer aldı. Soruşturma kapsamında iki işçi, adli kontrol talepli sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliği’de iki işçi için hazırlık soruşturması tamamlanana kadar  “konutu terk etmeme” yönünde  karar verdi. Avukat Elif Didem Şat tarafından yapılan itirazlarda reddedildi.

Şat, karşılıklı  tehdit-hakaret olaylarında taraflar sadece soyut beyanlarla birbirlerini suçlamaları nedeniyle hangi tarafın beyanının doğru olduğu , hangi tarafın beyanına itibar edilip üstünlük tanınacağı meselesi yargılamada çok önemli olduğunu kaydederek, “Bu husus genellikle varsa tanıklar veya kamera kayıtları ile yapılmaktadır. Yani kimin doğruyu söyleyip söylemediği tanık beyanları ve kamera görüntüleri ile tespit etmeye çalışılmaktadır.  Bu anlamda bu tür soruşturmalarda kamera görüntülerinin önemi çok büyüktür” dedi.

Hakaret ve tehdit soruşturmalarında “Ev hapsi adli kontrol kararı” verilmesini hukuk çerçevesi içerisine almanın oldukça yanlış olacağını kaydeden Şat, “Çünkü  CMK’da düzenlenen Adli Kontrol Tedbirlerinin ana amacı kişileri mağdur etmeden, olası mağduriyetlerin önüne geçilerek ceza yargılanmasının tamamlanmasıdır. Tutuklamaya alternatif olarak getirilen adli kontrol tedbirlerinin kişiyi mağdur etmeyecek şekilde uygulanması ana amaçtır. Bu açıdan olayımıza bakıldığında alçı ve sıva işiyle uğraşan müvekkilimin iş sezonu olan böyle bir dönemde  konuttan çıkmayacak şekilde adli kontrol kararı müvekkilin konumu geçimini sağlamak için iş sezonunda çalışmak zorunda olması ve mevsiminde çalışma zamanı olması dikkate alındığında imza yerine özellikle bu tedbirin uygulanması müvekkilin canını acıtmaya yönelik bir nevi “müvekkili cezalandırma” amacı taşıdığı çok açıktır. Bu tedbir nedeniyle müvekkilin çalışamamasından kaynaklı ailesi ve çoluk çocuğu da cezalandırılmakta ve bu kişilerde cezalandırılmaktadır. Oysa bu CMK’nın yapmak istediği düzenlemelerin ruhuna ve özüne aykırıdır. Bu kişiye haftanın 7 günü karakolda imza atmak tedbiri dahi kişiyi bu şekilde mağdur etmeyecektir. Birçok Yargıtay kararında istikrarlı şekilde vurgulandığı üzere her olayın kendine has özellikleri dikkate alınmadan sadece kanun maddesindeki yasal ibareleri soyut olarak tekrarlamanın yasal gerekçe olmayacağı özellikle vurgulandığı halde “karşılıklı tehdit ve hakaret” iddialarına ilişkin böyle bir olayda ev hapsi adli kontrol kararı  şekilde karar verilmesi kanunun amacı ve yargıtay kararları dikkate alındığında isabetli ve yerinde olmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“Karşı taraf savcı olmasaydı ne gözaltı kararı ne de ev hapsi kararı çıkardı” diyen Şat, “Malesef hukukta yeri olmayan “meslektaş dayanışması” gereği nöbetçi savcı normal hakaret olaylarında hiçbir şekilde verilmeyen gözaltı kararını vermiş olup yine hakaret ve tehdit olaylarında talep edilmeyen ev hapsi bu olayda talep edilmiş olup hakimde ev hapsi kararını vermiştir. Yani bir tarafın savcı olması soruşturmayı yapan savcı ve hakimi doğrudan etkilemiştir” diye konuştu.


amors

amors

Öncekini oku

Twitter’ın Türkiye’de kapattığı hesaplarla ilgili raporda neler var?

Sonrakini oku

Diyetler neden başarısız oluyor?