• 21 Mayıs 2022

Erdoğan: Erken seçim yok, belirlenen tarihte yapılacak

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasında muhalefetin erken seçim çağrısına yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erken seçim yok. Belirlenen tarih neyse o tarihte seçim yapılacaktır. Bay Kemal noktalı virgül değil nokta koyuyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur Korumalı Vadeli TL Mevduatı programı ile ilgili de “Döviz kurunu serbest piyasa ekonomisi kuralları içerisinde ülkemizin gerçeklerine uygun seviyeye getirmek için dün açıkladığımız program amacına ulaşmıştır” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda yerli koronavirüs aşısı Turkovac ile ilgili de bir müjde vereceğini duyuran Erdoğan, “Salgına karşı en güçlü tedbir olan aşıyı kendimiz üretmek için uzunca bir süredir çalışıyorduk. Grup toplantımızın ardından bu konuda bir müjdeyi canlı bağlantı ile milletimizle paylaşacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından satırbaşları:

Komisyonda ve Genel Kurul’da yaklaşık 2 ay süren maratonun ardından kabul edilen 2022 bütçesinin ülkemiz ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bütçe çalışmalarına katkı sunanlara teşekkür ediyorum. Bu süreçte çok çalıştığınızı, yorulduğunuzu biliyorum. Milletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek için daha çok çalışacağımız bir döneme giriyoruz.

SİNSİ TUZAKLAR KURULDU

Dünyada ve bölgemizde 10 yıldır yaşanan gelişmeler salgınla birlikte daha yeni ve daha kritik bir safhaya ulaşmıştır. Türkiye 10 yıllık dönemde aklınıza gelecek her yol ve yöntemle sınandı. Sokaklarımız kaosa sürüklenmek istendi. Ülkenin meşru yönetimi yalan ve iftira dolu montajlarla devrilmek istendi. Seçimleri etkilemek için akıl ve ahlak dışı yöntemler devreye sokuldu. Terör örgütleri ülkemiz içinde ve sınırlarımız boyunca harekete geçirildi. Askeri darbeyle milli irade çiğnenmek, ülke teslim alınmak istendi. Terörle mücadele için güney sınırlarımıza sığınak yapanlar biz devreye girince bu defa terör örgütlerinin hamiliğine büründü. 

Ekonomimize yönelik alenen tehditler savruldu, sinsi tuzaklar kuruldu. Gece yarıları başlayan ve kesintisiz süren finans oyunlarıyla ülkemiz çökertilmeye çalışıldı. Önceleri gizli saklı yürütülen küresel ticaret kurallarına aykırı ambargolar artık açıkça yapılır, hoyratça sergilenir hale geldi. Salgınla birlikte küresel ekonomide başlayan dalgalanmalar bile ülkemize yönelik saldırıların dozunu artırmanın aracı haline dönüştürülmek istendi.

Dışarıdan birileri bu oyunu kurarken içeriden birileri de aynı kirli oyunun figüranlığına ve taşeronluğuna soyundu. Biz tüm bu süreçte önümüze çıkan her engeli aşarak mücadele verdik. Tüm bu süreçte önümüze çıkan her engeli aşarak mücadele verdi. İçine çekilmek istendiğimiz sosyal, siyasi, psikolojik, ekonomik her türlü tuzağı Allah’ın yardımı ve milletin desteği ile bozarak yolumuza kararlılıkla devam ettik.

Elbette canımız yandı, elbette bedeller ödedik ama hamdolsun bu milletin izzetine halel getirmedik. Hamdolsun bu ülkeyi hedeflerinden koparmadık. Hamdolsun büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundan sapmadık.

ENFLASYONU YÜZDE 7’YE DÜŞÜREN BİZDİK

Enflasyondan kurtulmak için ana muhalefetin sözcüsü bizden kurtulmanın gereğinden bahsediyor. Yüzde 7’ye enflasyonu düşüren kimdi? Biz düşürdük biz. Faizi yüzde 4.5’lara düşüren kimdi? Bizdik biz… Ama sizin kitabınızda ne düşük faiz, ne de düşük enflasyon diye bir şey yok. Sizin tarihiniz yüksek faizlerle dolu, yüksek enflasyonla dolu. Biz ise ‘halkımızı ne faize ne enflasyona ezdirmeyeceğiz’ dedik ve bunun mücadelesini veriyoruz. Alışacaksınız bunlara ve AK Parti iktidarı ile bunlar nasıl oluyor bunları göreceksiniz, öğreneceksiniz. Çünkü AK Parti’nin iktidarı ile hemhal olmak dünden bugüne değil biraz zaman gerektiriyor. İşte şimdi mücadelenin verildiği günlerdeyiz.

YENİ BİR ATILIMIN İÇİNDEYİZ

Tüm bu birikimin üzerine dünyadaki gelişmelerin önümüze serdiği fırsatları değerlendirecek şekilde yeni bir atılımın içerisindeyiz. Bugüne kadar girdiğimiz mücadelelerden nasıl alnımızın akıyla çıktıysak, her seferinde ülkemize ve milletimize nasıl kazandırdıysak, inşallah bu defa da hayırlısıyla istediğimiz neticelere ulaşacağız.

PARMAK SALLAMAKLA BİR YERE VARAMAZSINIZ

 Önümüzde engeller yok mu, var. Ana muhalefetten daha büyük engel olur mu? Adamların işi gücü bu engel.Önümüzde riskler yok mu, var. Önümüzde tuzaklar yok mu, var. Ama bizim azmimiz ve gücümüz, evelallah bunların hepsinden fazladır, üstündür, güçlüdür. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Bunu başardığımızda diğer her şeyin üstesinden geliriz.

Maalesef ülkemizde bir kesim dışarıdan da aldıkları işaret ve destekle bu birlik, beraberlik, kardeşlik iklimini dinamitlemenin peşinde. Biri çıkmış, hastanelerde ‘sus’ diyorlar ya o da onu gösteriyor. Susmanız gerekiyor, bunu önce öğrenin, çünkü siz başka işe yaramazsınız. Böyle parmak sallamakla da bir yere varamazsınız.

ERKEN SEÇİM YOK

Aylardır ‘erken seçim’ diyor. Cumhur İttifakı’ndan Devlet Bey, seçimlerin Haziran 2023’te olacağını söylüyor, ben Haziran 2023’te olacağını söylüyorum. Defaatle söylememe rağmen bu da yatıyor kalkıyor erken seçimden bahsediyor. Erken seçim yok. Bu ülke bir hukuk devletidir. Belirlenen tarih neyse o tarihte yapılacaktır seçim. Olay bu. Bay Kemal noktalı virgül değil, nokta koydum. İnşallah Haziran 2023’te seçimimizi en güzel şekilde yapacağız.

TÜRKİYE KAZANACAK AMA SİZ KAYBEDECEKSİNİZ

Burada ülkenin felaketinden medet uman kifayetsiz siyasetçilere sesleniyorum. Buradan manşetlerle hükümet devirip hükümet kurmaya alışmış akademisyen ve gazeteci kılıklı muhterislere sesleniyorum, buradan milli iradenin üstünlüğünü kabul etmeyen darbe heveslilerine sesleniyorum, buradan çalışmadan, emek vermeden para kazanmaya koşanlara sesleniyorum. Para kazanma peşinde alın teriyle koşanları alkışlıyorum. Buradan terörle, şiddetle, ambargoyla Türk siyasetini dizayn etmeye çalışan emperyalistlere sesleniyorum, buradan siyaset kurumuna ayar vermeye alışmış vesayet artıklarına sesleniyorum. Başaramayacaksınız. 

Türkiye’nin kazanımlarını heba edemeyeceksiniz. Türkiye’yi eski kötü günlerine geri döndüremeyeceksiniz. Bu milletin alın terini sömüremeyeceksiniz. Bu ülkenin ayağına pranga vuramayacaksınız. Ülkemizin 2053 vizyonunu hayata geçirmesine engel olamayacaksınız. Ya millet iradesini kabullenecek, milletle beraber olacak, milletle beraber kazanacaksınız ya da kaybedeceksiniz. Türkiye kazanacak, Türk milleti kazanacak ama siz kaybedeceksiniz. Hiç kimsenin kişisel çıkarı, şahsi hesabı, nefsi arzusu topyekun milletin menfaatlerinden, ülkenin kazanımlarından üstün değildir. Hep birlikte kazanacağız, hep birlikte yükseleceğiz, hep birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz.

Yıllarca seçim meydanlarında ‘Beraber yürüdük bu yollarda’ şarkısını milletimizle birlikte boşuna terennüm etmedik. Yağan yağmurda beraber ıslandığımız gibi açan güneşte de beraber ısınacağız. Biz inancına, kökenine, meşrebine, tercihlerine bakmadan her rengiyle, her deseniyle, her tonuyla, her ferdi ile milletimizin tamamını seviyoruz. 84 milyonun her birini, her bir ferdini bağrımıza basıyoruz. Bugüne kadar aşkla bağlı olduğumuz milletimize hizmet etmek dışında hiçbir gaye taşımadık.

Eksiğimiz olabilir, noksanımız olabilir, hatta hatamız olabilir ama iyi niyetimizden, samimiyetimizden, gayretimizden, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin büyüklüğünden, ortaya koyduğumuz hedeflerin doğruluğundan kimsenin şüphesi olamaz.

DÜN AÇIKLADIĞIMIZ PROGRAM AMACINA ULAŞTI

Ekonomide yaşanan gelişmeler sadece bizim ülkemize mahsus değildir, sadece bu döneme mahsus da değildir. Esasen ekonomi dediğiniz dinamik alan sürekli bir değişim içindedir. Son büyük değişim 2008 küresel finans kriziyle başlamış, salgın kriziyle de tamamen su yüzüne çıkmıştır. Sorunun kaynağı, küresel ekonomiden gelişmekte olan ülkelerin aldığı payın düzenli bir şekilde artarak gelişmiş ülkeleri geride bırakmış olmasıdır. Yetişmiş insan potansiyeli ile sanayide ve tarımdaki üretim gücüyle inovasyon kabiliyeti ile gelişmekte olan artık kaplarına sığmamaktadır. Buna karşılık sadece finans gücü ve tüketime dayalı gelişmiş ülkeler mevzi kaybediyor.

Ekonominin temeli değişirken çatısının aynı kalması mümkün değildir. Dünyada bu uyumsuzluktan kaynaklanan büyük bir kavga yaşanıyor. Kartların yeniden karıldığı bu dönemde gelişmiş ülkeler ligine yükselen devletler önümüzdeki bir asra damgasını vuracaklardır. Ülkemizin geçmişte defalarca bu treni kaçırmasına yol açanlar bugün de aynı niyetle hareket ediyor. Türkiye bu treni kaçırmayacak. Bu trenin birinci sınıfında yerimizi alacağız. Biz de Türkiye’nin geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz altyapı içinde en güzel şekilde değerlendirmesini sağlamak için çalışıyoruz.

Bu nedenle döviz kurunu serbest ekonomi kuralları içinde ülkemizin gerçeklerine uygun seviyeye getirmek için, sürdürülebilir bir seviyeye getirmek için dün açıkladığımız program amacına ulaşmıştır. Milletimiz tedbirleri, kararlı duruşumuzu takdirle karşılamış ve piyasalar buna uygun adımları atmıştır.  Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımız bu pakette yer alan hususların uygulama detaylarını paylaşmaya başlamışlardır. 

Biz serbest piyasa kurallarına aykırı herhangi bir iş ya da işlem yapmıyoruz. Serbest piyasa kurallarına aykırı iş yapmıyoruz. Art niyetli spekülatörlerin ülkemizin üzerinden ellerini çekmelerini sağlayarak serbest piyasanın kendi kurallarıyla işlemesini temin etmenin gayreti içindeyiz. Bu kalbi ve zihni kirlenmemiş herkesin memnuniyetle karşılayacağı bir gelişmedir.

Bazılarının bu durumdan mutlu olmadıklarını görüyoruz. Dün, Türkiye terör örgütlerinin saldırısı altındayken yüzleri gülenlerin, biz terör örgütlerinin başlarını inlerinde ezdiğimizde yüzleri düşmüştü. Dün, Türkiye siyasi ve sosyal kaos denemeleri ve darbe girişimleri ile boğuşurken yüzleri gülenlerin, biz ülkemizi huzura, istikrara, güvene kavuşturarak yolumuza devam ettiğimizde yüzleri düşmüştü. Bugün de Türkiye kur üzerinden çökertilmeye çalışılırken yüzleri gülenlerin, istikrar ve güven iklimi yeniden güçlenmeye başladığında yüzlerinin düştüğünü görüyoruz.

Hangi akıl ve vicdan sahibinin morali ülkenin hayrına, milletinin menfaatine olan böyle bir gelişme karşısında bozulabilir bilmiyoruz. Uyguladığımız ekonomi politikasını anlamıyor, katılmıyor, farklı düşünüyor olabilirsiniz. Ama ülkenin ve milletin hayrına bir gelişme yaşandığında hiç değilse susma, bir kenara çekilme erdemini gösterin.

BDDK YARGI YOLUNU AÇTI

Dün çıkmış birisi ‘Kur düşüyor, dolar almanın tam zamanı, bu iş kaldığı yerden devam edecek’ mealinde açıklamalar yapıyor. Bunların beyni sulanmış. Bunlara gereken cevabı inşallah en kısa zamanda benim milletim en güzel şekilde verecek. Bu sözün tercümesi ‘kurun yeniden ülkenin gerçekleriyle ve ekonominin kuralları ile ilgisi olmayan seviyelere çıkmasını dilemektir, teşvik etmektir.’ Bunlarla ilgili BDDK yargı yolunu açtı. Siz bu ülkenin değerleri ile oynayamazsınız. Merkez Bankası’nın başında da olsanız evinin kapısındaki ayakkabılarla oynayanlarla yol yürürsünüz. Size bu dönemlerde arka çıkanlarla şu anda yol kesmeye çalışmayın. Boşuna yol kesmeye çalışırsın, buna ne gücün ne aklın yeter. Bir insanın kendi ülkesine bu derece düşman kesilebilmesi için ya aklını ve vicdanını kiraya vererek ihanet çukuruna düşmesi ya da aklı ve vicdanını tamamen kaybetmesi gerek. Bu muhterisleri kendi kinleriyle, kendi hırsları ile baş başa bırakıp kendi işimize bakacağız.

Kurun dengeye oturmasının sadece bankada parası olan vatandaşımızı değil, üretimden enflasyona ekonominin her alanını ilgilendiren olumlu bir gelişme olduğu unutulmamalıdır. Burada kazanan sadece bankada parası olan, ihracat yapan değil ülkemizin tamamı 84 milyonun her bir ferdidir. Buradan bir kez daha herkesi yatırıma, istihdama davet ediyor, ülkemizi cari fazlayla büyütme kararlılığımızı tekrarlıyoruz.

3600 EK GÖSTERGE UYGULAMASI ÖNÜMÜZDEKİ YIL HAYATA GEÇİYOR

Çalışanlarımızın kazancını artırmaya yönelik ciddi adımlar attık. Kamu işçilerine ve memurlara yapılan toplu sözleşmeleri enflasyon farkı ile garanti altına aldık. Asgari ücrete yüzde 50 ile tarihimizin en yüksek artışını yaptık. Uzun yılların özlemini hayata geçirerek asgari ücreti vergi dışı da bıraktık. Yıllardır ‘Asgari Ücret vergi dışı kalmalı’ deniliyordu, bunu da bizim iktidarımız başardı. Bununla kalmadık, memurlarımız dahil tüm çalışanların asgari ücret rakamı kadar ki gelirlerini de aynı kapsama aldık.

Memurlarımızla toplu sözleşme artışına ve enflasyon farkına ilave olarak aylık ortalama 300 liralık ücret artışı sağladık. Memurlarımıza söz verdiğimiz 3600 ek gösterge uygulamasını önümüzdeki yıl içinde hayata geçiriyoruz. Özel sektörümüzün de kendi çalışanlarına bu gelişmeler doğrultusunda hak ettikleri ücreti taktim edeceğinden şüphe duymuyoruz.

ORMAN İŞÇİLERİNE MÜJDE

Bugün bir müjde de orman işçilerimize vermek istiyorum. Son 19 yılda, önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın bir buçuk katını gerçekleştirerek 5 buçuk milyar fidanı toprakla buluşturduk. Ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da 1’inci dünyada ise 4’üncü sıradayız. Hedefimiz, 2023 yılı sonuna kadar da 7 milyar fidanı toprakla buluşturmaktır. Tabii bu faaliyetleri yürüten orman köylümüze de gereken desteği veriyoruz. Ormanların bakım ve üretim işlerini yapan orman köylümüzün gelirinde önemli bir artış yapıyoruz.

Bu kapsamda 2022 yılı üretim işlerinin birim fiyatlarını yılbaşından itibaren yüzde 23 ve temmuz ayı itibariyle yüzde 23 olmak üzere yıllık ortalama yüzde 51 oranında artırıyoruz. Orman köylümüzün alın terinin karşılığını vereceğine inandığım bu artışların hayırlı olmasını diliyorum.

Ülkemizde bir süredir aşanan kuraklık nedeniyle buğday, arpa, çavdar, yulaf, nohut ve mercimek üreticilerimiz verim kaybı yaşamıştır. Kuraklıktan zarar gören toplam 651 bin üreticimize verim kaybı oranlarına göre değişen oranlarda kuraklık desteklemesi yapıyoruz. Bu kapsamda toplam 2,6 milyar lira kuraklık desteğini çiftçilerimizin hesaplarına yatırmaya başladık. Amacımız çiftçilerimizin topumu toprakla buluşturmasını, ekmesini, üretmesini devam ettirmektir. Üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.

15 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI

Eğitim-öğretim alanında maziden atiye köprü kuran yeni ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar yürütüyoruz. 7 yıl aradan sonra Milli Eğitim Şurasını topladık. Çok geniş katılımın sağlandığı şurada çok önemli kararlar alındı. Bu kararlar, eğitimde fırsat eşitliği, öğretmenlerimizin mesleki gelişimleri ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi çalışmalarımızda bize yol gösterecektir.

Organize sanayi bölgelerinin tamamında Mesleki Eğitim Merkezi kurma sözü vermiştik. Milli Eğitim Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu doğrultuda gerekli çalışmaları tamamladılar. Artık ülkemizdeki 251 organize sanayi bölgemizin tamamında mesleki eğitim merkezleri faaliyete geçmiştir. Bu mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgelerimizdeki işletmelerimizin ihtiyaç duydukları insan kaynağını yetiştireceklerdir.

3308 sayılı Meslek Kanunu’nda iki önemli değişikliğe gidildi. Bunların ilki ile mesleki eğitim merkezlerindeki öğrencilerin aldıkları asgari ücretim üçte biri tutarındaki aylığın devlet tarafından ödenmesini sağlıyoruz. İkincisiyle de mesleki eğitimin son sınıfındaki kalfaların asgari ücretin üçte biri kadar değil, yarısı kadar ücret almalarını temin ediyoruz. Böylece mesleki eğitim merkezlerinin cazibesi daha da artacaktır. Amacımız hiçbir sektörde hiçbir firmanın ‘Aradığım elemanını bulamıyorum’ diyemeyeceği bir mesleki eğitim sistemini kurmaktır. Nitekim bu adımların faydasını şimdiden görmeye başladık. Mesela mesleki eğitimdeki döner sermayelerin üretim kapasitesi yüzde 63 artışla 700 milyon liraya ulaştı. Buradan elde edilen gelirlerden meslek lisesi öğrencilerimiz 42 milyon lira, öğretmenlerimiz de 102 milyon lira pay aldılar. İnşallah önümüzdeki yıl meslek liselerimizin üretim kapasitesini 1,5 milyar liraya çıkartmayı, böylece meslek lisesi öğrencilerimizin bu imkandan faydalandırmayı hedefliyoruz. 

Meslek liselerimizde üretilen ürünlerden biri de hızlı antijen kitidir. Sonucu 15 dakikada belli olan bu kitin kullanım onayı alındıktan sonra okullarımızda uygulamaya sokulacaktır.

Okullarımızın tamamında kütüphane kurmak için Kütüphanesiz Okul Kalmayacak Projesi başlattık. Bu kapsamda 1,5 ay gibi kısa sürede 13 bin 500 kütüphaneyi okullarımıza kazandırdık. İnşallah bu ayın sonunda bu proje tamamlanacak ve kütüphanesiz okul kalmayacak. Okullarımızın doğal gaz dönüşüm taleplerinin hepsini karşıladık.

Son olarak 15 bin yeni öğretmen ataması ile ilgili süreç devam ediyor. İnşallah 31 Ocak tarihinde bu öğretmenlerimizin atamalarını tamamlayacağız. Bu atamada ağırlığı 7 bin 500 yeni öğretmen ile İstanbul’a vereceğiz. Eğitimdeki; okul, öğretmen, sistem eksiklerini büyük ölçüde giderdiğimiz için inşallah bundan sonra artık enerjimizi kalitenin yükseltilmesine vereceğiz.

TURKOVAC TÜM DÜNYAYLA BULUŞUYOR

Dünyamız son iki yıldır Koronavirüs salgını ile mücadele ediyor. Salgının çeşitli varyantlar ve şekillerle daha epeyce zaman hayatımızda kalacağı anlaşılıyor. Avrupa ülkelerinde yeniden kapanmalar başladı. Hamdolsun biz güçlü sağlık sistemimiz, yaygın aşılama oranımız, tedbirlere riayetimizle bu süreci nispeten rahat geçiriyoruz. İşte en kritik anda bile 3 ay gibi kısa sürede Çam Sakura Hastanesi’ni bitirdik. 3 aylık süreye ise biz Atatürk Havalimanı’nda ve Sancaktepe’de bin 6 odalı iki hastaneyi yetiştirdik. Bu arada bir tanesini de Arnavutköy’de bitirdik. Numan Bey’in babasının adını verdiğimiz o tarihi eseri modern bir hastaneye çevirdik. Hasta ve vefat sayılarındaki aşağı yönlü eğilim devam ediyor.

Salgına karşı en güçlü tedbir olan aşıyı kendimiz üretmek için uzunca bir süredir çalışıyorduk. Grup toplantımızın ardından bu konuda bir müjdeyi canlı bağlantı ile milletimizle paylaşacağız. Şanlıurfa’daki bu merkez, İstanbul’da atacağımız bir diğer adım ile Turkovac inşallah tüm dünya ile tüm insanlık ile buluşuyor. 

ÖNCEKİNİ OKU

Meral Akşener: 2023 gitti 1973 geldi

SONRAKİNİ OKU

Susurlukçu polisin ölümüne neden olan çatışmanın perde arkası