• 1 Ekim 2020

Diyetler neden başarısız oluyor?


Bilim insanları şaşırtıcı içgörüler ortaya çıkardı. 

ABD Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü’nden yapılan bir araştırmanın bulgularına göre ‘En Büyük Kaybeden’ yarışmacı reality şovunda kilo kaybedenlerin üçte ikisini geri kazandıklarını buldu. Birçoğu, ilk yarışmalara çıktıklarından bile daha ağır oldular. 

Elbette bu ağırlık artışı sürpriz olmadı. Diyet yapanların vücutlarının önceki ağırlığına doğru kayma eğilimi çoğu zaman olmuştur. Ciddi kilo kaybedenlerin %80’i, bir yıl içinde verdikleri kiloları geri aldığı gözlemlenmiş. Kısacası, kilo vermek zorken, onu korumanın daha da zor olduğunu biliyoruz.

ABD’li araştırmacı fizyolog Kevin Hall’ın yaptığı araştırmalar sonucunda diyet yapanların hormon seviyelerinde hızlı bir değişim tespit edilmiş, bu nedenlerden dolayı iştahlarında artış görülmüştür. Ve dolayısıyla bu da onların kilo almalarını destekler olmuş. Bu etki aylar geçtikten sonra bile taban çizgisine dönmemiştir. Araştırmalar, leptin seviyelerindeki düşüşün ve diğer hormonal değişikliklerin katılımlarıyla, kişilerin kaybettikleri kiloların neredeyse yarısını geri kazanmaya teşvik eden şey olabileceğini ima etti.

Plazmada leptin seviyelerinin, çok düşük kalorili bir diyet sırasında ve bir kişinin yağ kaybettiği zaman düştüğü bilinmektedir.  Eğer kalori alımını azaltabilen ve bu nedenle çok kilo verebilecek bir insansanız, o zaman leptinde en büyük düşüşü yaşayacaksınız. Ve yaşam tarzınızdaki bu değişikliği koruyabilecek türden biriyseniz, leptin seviyeleri azalmış olan kişi olacaksınız.

Maastricht Üniversitesi’nden araştırmacılar, telafi edici refleks, yağ hücreleri şeklindeki değişikliklerle başladığını önerir. Bu hücreler drenaj edilip küçüldükçe, membranları, yakındaki hücre dışı matrise yapışma noktalarına karşı çekilir ve mekanik stres oluşturur. Bu da “çok sayıda uyarlamayı” harekete geçirdiğini, ancak bu yanıtların gücünün kişiden kişiye değişeceğini belirtti.

Aynı zamanda, kalori kısıtlamasının, hücre dışı matrisin yeniden modellenmesi yoluyla bu stresi hafifletmek için ihtiyaç duyduğu enerjinin yağ dokusunu mahrum edebileceğini teorileştirirler. Stres yanıtı, adipositlerin leptin ve diğer sinyal proteinlerini salgılamasında değişikliklere ve kilo veren birinde sürekli iltihaplanmaya neden olabilir.

Bu, kiloların geri gelmesini önlemek için herhangi bir sihirli kurşun yöntemi bulamayacağımız anlamına geliyor. Elbette, bu diyet yapan insanlarin çoğunluğu için bir dereceye kadar geri sekme kaçınılmaz olabilir.

Alabama Üniversitesi’nde araştırmacılar obez fareleri 3 guruplara ayırdı. Bir gurup fare yüksek yağlı bir diyet yemek istedi ve obez olarak kaldı. Ikinci gurup kalori kısıtlaması aldı ve ‘normal’ veya orta ağırlıkta stabilize edildi. Diger grup ise ad libitum kısıtlı beslemenin birkaç yo-yo döngüsünden geçerek kilo verdikten sonra hemen kilolari geri kazandı. Çalışmanın sonunda, deney boyunca obez kalan fareler 21 ay yaşadı. Ikinci grup fareler 23 ay ve extreme kalori kısıtlamasına  giren fareler ise 26 ay yaşadılar; orta kalori kısıtlaması altında tutulan farelerle hemen hemen aynı.

Başka bir deyişle yağ hücreleriniz kilo vermeyi sıfıra çekip bükse bile, bu, başladığınız yere geri çekildiğiniz anlamına gelmez.


Artemis C. A.

Artemis C. A.

Öncekini oku

Amorsnews Özel – Savcı hakaret etti; işçilere ev hapsi verildi

Sonrakini oku

Interval Antremanı Sistemi’nin 5 yararı