• 3 Aralık 2021

Danıştay’ın kararına şerh koyan üyeler İstanbul Sözleşmesi’ni nasıl savundu?

Gazeteci İsmail Saymaz, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi itirazını reddetmesine şerh koyan üyelerin yazdığı görüşleri köşesine taşıdı. Karara şerh koyan üyeler, sözleşmeden neden çekinildiği konusunda hukuken geçerli herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini belirterek, bu işlemin keyfi olduğunu savunuyor.

Gazeteci İsmail Saymaz, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi itirazını reddetmesine şerh koyan üyelerin yazdığı görüşü Halk Tv’deki köşesine taşıdı.

Saymaz’ın aktarımına göre, İstanbul Sözleşmesi’ni savunan üyeleri sözleşmeden çekilmenin ardında hukuki değil keyfi gerekçelerin olduğunu savunuyor.

Beş muhalif üye İstanbul Sözleşmesi’ni nasıl savundu?

5’e karşı 8 oyla itirazı geri çeviren Danıştay’da beş muhalif hakimin karşı görüşü, İstanbul Sözleşmesi’den çekilmenin hukuka aykırı olduğunu ve kadınları savunmasız bıraktığını ortaya koyuyor.

Beş üyenin ortak karşı görüşünde, Cumhurbaşkanı’nın yürütmeye ilişkin kararname çıkarma yetkisinin sınırlı olduğu vurgulanıyor. Anayasa’da andlaşmaların TBMM’deki uygun bulma kanunu sonrası Cumhurbaşkanı’nın onayıyla mümkün olduğu ancak sona erdirme usulüne ilişkin hükme yer verilmediği belirtiliyor.

Andlaşmaların yasa hükmünde olduğu, fesih işleminin Cumhurbaşkanının yetkisinde olmayıp kararname ile düzenlenemeyeceği kaydediliyor.

Sözleşmeye bağlı çıkarılan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yürürlükte olduğu, uygulanırken sözleşmenin esas alınacağının vurgulandığı anlatılıyor.

Kararda şu ifadeler kullanılıyor:

“TBMM’de onaylanarak yürürlüğe giren andlaşmanın feshi ancak TBMM’nin yasayı yürürlükten kaldırması veya son erdirmeyi uygun bulduğuna ilişkin yeni yasa çıkarması sonrasındaki Cumhurbaşkanı kararı ile mümkün olabilecektir.”

Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı sahipleniliyor

Saymaz’ın aktardığına göre, beş muhalif üyeden Ziya Özcan ve Muhsin Yıldız, İstanbul Sözleşmesi’ni savunan bir görüş daha yazdı. Bu görüşte, ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ ifadesinin aleyhte yorumlara yol açtığı hatırlatılıyor. Kavram açıkça sahiplenilerek, şu yanıt veriliyor:

“Toplumsal cinsiyet eşitliği’ kavramından bir toplumun kadın ve erkekler için uygun olduğunu düşündüğü sosyal roller, davranışlar, faaliyetler ve özelliklerden bağımsız olarak cinsiyetler arasındaki eşitliğin; kadın ve erkeğin güç ilişkileri açısından eşit ve adil bir konuma sahip olması, gündelik yaşamdaki kaynak ve fırsatlara eşit şekilde ulaşabilmesi ve toplumda eşit haklara sahip bireyler olarak kabul edilmesi anlaşılmalıdır.”

Hukuki değil keyfi

Muhalif üyeler, sözleşmeden neden çekinildiği hususunda hukuken geçerli gerekçeye yer verilmediğini kaydederek bu işlemin keyfi olduğunu şu ifadelerle savunuyor:

“Kadına yönelik şiddetin devam ediyor olması, kadınları şiddete karşı korumaya dair 6284 sayılı yasanın sözleşme hükümlerine doğrudan göndermede bulunması, kanunun kadınları gerçek anlamda korumada tek başına yeterli olmayacağını ve sözleşmenin desteğine ihtiyacı olduğunu kabul etmesi karşısında çekilme kararının sebep ve amaç öğeleri yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.”

Akşener yargıya götürmüştü

İyi Parti lideri Meral Akşener İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılma kararını resmileştiren 3718 sayılı kararnamenin iptali ve 9 sayılı kararnamenin ilk fıkrasındaki ibarenin kaldırılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması amacıyla Danıştay 10. Dairesi’nde yürütmeyi durdurma davası açmıştı.

Akşener, dilekçesinde şu görüşleri savunmuştu:

“Anayasa’nın 90. maddesine göre imzalanan milletlerarası andlaşma yasa hükmünde sayılır. İstanbul Sözleşmesi de 6251 sayılı yasa ile TBMM’de uygun bulunduktan sonra Bakanlar Kurulu’nca onaylandı ve yürürlüğe girdi. Ancak 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilirken, andlaşmaları sona erdirme yetkisi, Bakanlar Kurulu lağvedildiği için Cumhurbaşkanlığı’na bırakıldı. Oysa yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince yasa hükmündeki İstanbul Sözleşmesi, sınırlı bir yürütme yetkisi bulunan Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile iptal edilemezdi.”

ÖNCEKİNİ OKU

İstanPol raporundan: Türkiye, kadın istihdam oranında diplerde

SONRAKİNİ OKU

Yasemin Şefkatli’den, “İbrahim Tatlıses’in yüzünü koluna dövme yaptırıyor” iddiasına yanıt